Kişisel Web Sitesi
30 Ağu
Eşinizi seçerken fiziksel görünüş ve çekiciliğinden çok ruhsal ve kişilik sağlığıyla değerlendirmeye çalışın.
Nişanlılık sürenizi 1 yıldan az tutmayın. Evliliğe seçeceğiniz adayların olayları yargılayış ve değerlendirme kriterlerinin size uyup uymadığını tartın. Şu an için kişiliklerimiz farklı ama ileride belki değişir, demeyin.
Eğer evlilik öncesi çok kavga ediyorsanız evlenmeyin çünkü kavgalar aynen devam edecektir.
Eğer evlilik öncesi bir kerecik bile olsa şiddet gördüyseniz asla o kişiyle evlenmeyin.
İdeal ve hayallerinizden çok realist olarak maddi manevi durumunuzu anlatın.
Sizi hangi özelliğinize bakarak eş olarak seçtiğini öğrenin.
Aşırı kıskanç, kısıtlayan ve sizi denetleyen bir partner ileride de sorun yaratacaktır.
Saygıyı asla eksik etmeyin.
Size geçmişteki ilişkilerinizi sormasına izin vermeyin.
Onun cep telefonu ya da bilgisayarını asla karıştırmayın.
Evlilik öncesi evliliğinizin nasıl olabileceğini açıkça konuşun.
Cinsel konuları konuşmaktan çekinmeyin.
Birbirinizle ilgili önyargı ve sorunlar taşıyorsanız çözüm yolları için bir psikiyatriste danışın.
Gençler teknolojiyle ilgilenen eş istiyor
Yeditepe Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Verimli, üniversite çağındaki bireylerin, sevgililerini elektronik araçlara kaptırmamak için teknolojiyi yakından takip ettiklerini söyledi.
Sevgilileriyle sanal ortamı da paylaşmak isteyen gençlerin sayısının bir hayli fazla olduğunu aktaran Verimli, çiftlerin aynı iletişim araçlarını kullanmalarını tavsiye etti. Verimli, “İletişim araçlarıyla iç içe yaşayan gençler, hisseleri ve duygularına hakim olamıyor. Hatta sadece içgüdüleriyle evlilik kararı verebiliyorlar.
Gençlerin evliliğe bakış açısı değişti. Teknolojik aletleri, hayatlarının bir parçası olarak gören gençler, iletişim araçlarını kullanmayan bireylerle evlenmek istemiyor” dedi.
Evlenme yaşı düşüyor
Evliliğin, cinsel çekicilik, sevgi, iletişim becerisi, kişilik değerleri, tahammül, paylaşım, keyif alma ve saygı üzerine kurulmasını öneren Verimli, “Evliliğin sağlam temellere kurulması için atılacak ilk adım birbirinizi tanımaktır.
Üniversiteye yeni başlayan kişilerin evlenmeye hazırlandığını görüyoruz. Fakat, bu yaştaki bireyler, tecrübesizdir. Ülkemizdeki yanlışlardan biri de budur. Hep deneyimsiz olduğumuz anlarda en önemli kararları almak zorunda bırakılırız. Meslek seçimlerimiz de bu dönemlere gelir” ifadelerini kullandı.
15-23 yaş aralığında evlenen kişilerin, büyük bir kısmının pişman olduğuna değinen Verimli, “Evlilik kararı zihinsel, duygusal, sosyal ve ahlaki gelişim tamamlandıktan sonra verilmelidir. Kendini tanımayan ve büyüme sürecini tamamlamamış kişiler evlilik kararı vermemelidir” dedi.
Verimli, gençlerin içgüdüsel arzularıyla evlilik kararı aldıklarını belirtti. Evlilik için ideal bir yaş söylemenin zor olduğunu kaydeden Verimli, “Her iki taraf da ayakları üzerinde durduğu zaman evlenmeli” diye belirtti.
İŞTE MUTLU EVLİLİĞİN 7 ÖNEMLİ FORMULÜ

KENDİNİZİ SEVİN
Kendinizi sevmezseniz, başkasının da sizi seveceğine inanmanız zorlaşır. Sağlıklı bir ilişki için kendine güvenmek çok önemli. Bu yüzden öncelikle tüm hata ve zayıflıklarınıza rağmen kendinizi olduğunuz gibi kabullenmeniz gerek.
EŞİNİZİ SEVİN
Sağlıklı ilişkiler birbirini seven kişiler arasında yaşanabilir. Birbirinizden gerçekten hoşlanır, birlikte zaman geçirmekten keyif alır, birbirinizin davranışlarını ve fikirlerini paylaşır, benzer beklentilere sahip olursanız ilişkinizin uzun ömürlü olması kaçınılmaz.
BİRBİRİNİZE ZAMAN AYIRIN
Bir şeye verdiğiniz değer, ona ayırdığınız zamanla ölçülür. Yeni tanıştıklarında önceliği ilişkilerine veren çiftler, zaman içinde iş, çocuklar ve günlük sorunlara odaklanarak birlikte daha az vakit geçirmeye başlar. Oysa birbirinize ayıracağınız zaman, ilişkinin ilk günkü gibi canlı kalmasını sağlar.
İLETİŞİM KURUN
İyi bir iletişim sağlıklı ilişkinin temel şartlarından biridir. Kim olduğunuzu, ne istediğinizi, karşınızdakinden ne beklediğinizi ancak konuşarak anlatabilirsiniz. İç dünyanızı karşınızdakine açmanın tek yolu iletişim.
TARTIŞMAKTAN ÇEKİNMEYİN
Tartışmaların ilişkinin doğal bir parçası olduğunu unutmayın. Çiftler arasında farklılık olması kaçınılmazdır. Sağlıklı bir şekilde tartışabilen çiftler, her zaman aynı fikirde olmasalar bile duygularını paylaşabildikleri için aralarındaki bağı güçlendirir.
SIK SIK DOKUNUN
Dokunmak insanoğlu için temel bir ihtiyaçtır. Karşınızdakine güven, destek, koruma, şefkat ve tabii ki heyecan verir. Fiziksel ilgiye olan ihtiyaç, cinsel yaşamın aktif olmadığı dönemlerde bile bitmez.
DEĞİŞİMİ KABUL EDİN
İnsanlar değişebilir. İlişkileri bu değişimler ayakta tutar. Değişim, gelişmeye yol açabileceği gibi sancılı da olabilir. Ancak eşinin geçirdiği değişime uyum sağlayan ya da birlikte değişebilen çiftler, başarılı bir ilişki sürdürebilir. Zıt kutuplar artık çekmiyor. İkili ilişkilerde zıt kutupların birbirini çektiği tezi, tarihe karışıyor
Yorum yaz